BENİM HAYALLERİM GERÇEK OLUR
Her gece uyumadan bir trafik kazası geçirdiğimi ve ölümden döndüğümü düşünüyordum. Sürekli öyle uykuya dalıyordum. Ta ki bir gün gerçekten kaza geçirene kadar.
Kimseyi ya da kaderi suçlayamam. Bu kazayı ben çağırdım. Onu resmen ben kendime çektim, geri göndermesi de yine benim elimde.
FELAKETİ YAŞAMIŞ BİRİNE KULAK VERİN
Yaşadıklarıma 'bilinçaltının gücü' diyebilirsiniz, çünkü bilinçaltı gece uykuda bile yani 24 saat hiç aralıksız çalışıyor. Gece hemen uyumadan önce kurulan hayaller, tekrar edilen hayallerle birleşince gerçekleşmesi kaçınılmaz oluyor.
Bana inanın, bu dünyada bizim isteğimiz dışında hiçbir şey olmuyor. Bir de neyi nasıl isteyeceğimizi bir bilsek!
Artık kesinlikle beynimin olumsuz şeyler düşünmesine izin vermiyorum.
Siz de vermeyin, aklınıza
kötü şeyler geldiğinde, mutlaka onları iyi görüntülerle değiştirin.
“Secret”ı falan boş verin, felaketi yaşamış birine kulak verin...
“Secret”ı falan boş verin, felaketi yaşamış birine kulak verin...
Kimse bilmiyor.
Bilse
de kafa yorma gereği duymuyor.
“Ne gerek var” diyor. “Yaşa gitsin”
Öyle olmuyor işte, çünkü herkes yaşamından şikâyetçi. Hep yeni bir şeyler arama derdinde.
Rutinden
sıkılmış. Etrafa çatacak yer arıyor.
Tabii işlerine gelen bu. Kolaya kaçmak.
Yoğunluktan başını kaldıracak
zaman bulamıyor kimse. Hep bir koşturmaca.
Hayal kurmaya vakit bile yok.
GELGELELİM, YARATMA GÜCÜMÜZE
Bu görevi en iyi inşaa eden bilinçaltımız.
Evet, aynen dediğim
gibi, biz ne istiyorsak ve ne istemiyorsak, bilinçaltımız sayesinde yaratma
gücüne sahibiz. Sahibiz ama öyle kafadan görüntüler geçirerek bu iş bitmiyor.
Hepsinin bir zamanı ve tekniği var.
Hepsinin bir zamanı ve tekniği var.
Önemli olan yaşamak istemediğimiz olayları
yaratmamak.
Bilip bilmeden yaratıp yaşadığımız olaylar var.
Bilip bilmeden yaratıp yaşadığımız olaylar var.
Ben kendimden
biliyorum.
Size çok net referans olabilirim çünkü yaşamak istemediğim o korkunç
olayı kendim için yarattım.
TRAFİK KAZASI
Gece ya da gündüz farketmez. Önemli olan, yatağa yattığımızda uykuya dalma halimiz.
Kademeli olarak hafif hipnoza (alfa) sonra derin hipnoza (teta) gireriz.
Sonunda uyku
halini alırız (delta).
Öğrenme işleminin
gerçekleştiği ve kafadan geçen görüntüleri ezberlediği beyin dalgası “alfa”
beyin dalgasıdır.
Bilinçaltı yirmi dört
saat, biz uyurken bile çalışıyor. Uyumadan önce kafamızdan geçirdiğimiz
düşünceler, kurduğumuz hayaller kaderimiz oluyor.
Tekrar tekrar kafamızdan geçen görüntüler gerçeğe dönüşüyor.
Bunun için dolu dolu yirmi bir
gün yeterli oluyor.
Bilinçaltımız soyut kavramları somutlaştırarak önümüze sunuyor.
Bilinçaltımız soyut kavramları somutlaştırarak önümüze sunuyor.
O yüzden mutlak kader dışında kendi kaderimizi kendimiz yazıp kendimiz
oynuyoruz.
BENİM BUNLARIN HİÇBİRİNDEN HABERİM YOKTU
Akşamları kendimi mutlu ettiğim hayallerim var o sıralar.
Bir an evvel yatağıma yatıp o korkunç
hayalleri kurup o zamanlar beni üzen insanlara vicdan azabı yaşatıp
rahatlayarak uykuya dalacağım.
Kazadan önce, aileme kızıyordum.
Annemle babamın kızarak ağızlarından çıkan kötü sözlere kırılıp, onlara
da beni üzdükleri için ceza vermek istiyordum. Vicdan azabı yaşamalarını
istiyordum.
Onların yaşayacağı pişmanlıkları görmek istiyordum.
Arkadaşlarımın ve bana aşık olan bir sürü erkeğin nasıl koşturduklarını, nasıl büyük bir korkuyla bağırıp çağırdıklarını kendime göstererek uykuya dalmak müthiş bir haz veriyordu.
Arkadaşlarımın ve bana aşık olan bir sürü erkeğin nasıl koşturduklarını, nasıl büyük bir korkuyla bağırıp çağırdıklarını kendime göstererek uykuya dalmak müthiş bir haz veriyordu.
GENÇTİM
Yirmi bir yaşındaydım, aklım beş karış havadaydı.
Çevremde çok fazla ilgi- alaka gören gözde bir genç
kızdım.
Bir de “böyle korkunç bir olayla insanların ilgisini çekmek nasıl olur” merak ediyordum.
Bir de “böyle korkunç bir olayla insanların ilgisini çekmek nasıl olur” merak ediyordum.
Öylesine kaptırmıştım
ki kendimi, her akşam kendime büyük bir felaket yaşatmaya devam ediyordum.
Büyük bir kaza geçirdiğimi, yakınlarımın çığlıklarını hayal ediyordum.
Hayallerimde kendimi öldürmüyordum.
Yatak, yorgan, üstüm başım gözyaşlarımdan
sırılsıklam oluyordu. Hıçkıra hıçkıra ağlıyordum.
Ben bunları anlatırken ne kadar çok şaşırdığınızdan eminim. Okurken neler geçiyor aklınızdan tahmin edebiliyorum ama oldu işte. Yapacak bir şey yok.
ARTIK ÇOK GEÇ
Yıllarca çevremdeki birçok insana bunları anlattım.
Değişik tepkiler aldım.
“Nasıl bir psikolojiyle
yaptın bunu” diyenler bile oldu.
Utandım da...
HAYAL GERÇEĞİN İLK ADIMIDIR
Şimdi düşünüyorum da, herkes her zaman güzel hayaller kurmuyor ki.
Herkes olmasını istediği hayalleri
değil, olmasını istemediği hayalleri de kurup
hayatında neler olabileceğini görmek istiyor.
Ben tek değilim ama size güzel hayaller kurup uyuyakalmanızı tavsiye ediyorum.
Ben tek değilim ama size güzel hayaller kurup uyuyakalmanızı tavsiye ediyorum.
Kurduğunuz güzel
hayallerin gerçeğe


Sinem Hn size tüm kalbimle inanıyorum tavsiyelerinizi mutlaka uygulayacağım teşekkürler
YanıtlaSilSinem hanım merhaba. Yazdıklarınıza kafa yordum, düşündüm çünkü böyle bir şey olma ihtimali benimde kafamda soru işareti olarak derinlerde duruyordu. Benim gibi düşünen insanlar olduğunu görmek fikirlerimi pekiştirdi açıkçası. Sağolun teşekkürler.
YanıtlaSil