EYLEM HAYATTIR


 Yaz Sinem yaz, senin kalemin çok güzel ve değişik..

Al sana yazıyorum işte. Kâğıt , kalem yok ama günümüze göre yazayım derken Laptop bozuldu.
Karar verdim bir kere napalım zor da olsa telefona not alayım.
Küçücük harflerle boğuşayım, maksat kendime ve dünya harikası bir adama verdiğim sözü tutmak.
“SÖZ NAMUSTUR”
diyeyim ve sözünü tutmayanlara bi nebze olsun lafımı geçireyim.
Tabii gün geliyor herkes verdiği sözleri tutmakta zorlanabiliyor.
Ee ozmn söz verme be kardeşim.
“Ağzından çıkanı kulağın duysun” değil mi ama?
Di di di……
Bence de.
LAF OLA TORBA DOLA
Hiç sevmiyorum laf olsun diye konuşan insanları.
Belki bende bazı zamanlar aynısını yapıyorumdur.
Konu kapansın, uzamasın diye.
“Ararayağım, geleceğim'” gibi.
Bak ne güldüm şimdi ben bu işe.
Komik geldi. Çok kullandığım sözler, ama masum.
“İnşAllah beklentiye sokmuyorumdur kimseyi” diye umuyorum.
BEKLEMEK ve BEKLETMEK TADINDA GÜZEL 
Ah be hayat ne tuhafsın ve ne tuhaf insanlara mecbur bırakıyorsun bizleri.
Kanıyoruz işte, kanmak istiyoruz desem daha doğru olur?
Bizi beklentiye sokuyorlar, hayallere sürüklüyorlar…
Çok ta güzel yapıyorlar ama yapamayacakları sözleri sarfetmeseler daha güzel olmaz mı?
Neden biliyor musunuz?
Konuştukları zaman işin büyüsü bozuluyor.
Önceden sonraların planlarını kendinize saklasanız dicem ama bu sefer de kendinize verdiğiniz sözleri tutamayacaksınız.
Hele bir de bunu alışkanlık haline getirerseniz vay halinize!
Beklemek te, bekletmek te tadında güzel.
Heyecan veriyor insana.
Kendinizi az çok tanırsınız; neyi yapıp yapamayacağınızı biliyorsunuzdur, ama bir de hayat şartlarını göz önünde bulundurmanız lazım.
Her an her şey olabiliyor.
Hani ufak-tefek beklentilerin dışında tehlikeli.
SUSUN…
Susun biraz, ay bende susayım tabii.
Yok be, ben kolay kolay söz vermiyorum, kimseyi hayallere sürüklemiyorum.
Ben mağdur tarafım, vah vah …
Kendime acır gibi oldum.
Kimse kimseye acımasın da esas konudan sapmayayım.
Evet ne demiştim!
Kendinize de yüklenmeyin.
Ağzınızdan çıkan sözler sayesinde kendinizle cebelleşmeyin.
İRADELİ OLMAK LAZIM
İradeliyim ben kendi adıma.
Adamına göre muamele yapıyorum, yapıyorsunuz.
Doğru değil mi, söyler misiniz?
Kandırmaca yok bile bile.
Anladınız inşallah beni?
EYLEM HEDEFİ HAYALDEN AYIRIR
Hayaller diyorum, milleti hayallerde gezdirmeyin.
Beklentiye sokmayın kimsecikleri.
Yazık ya.!
Valla ben büyük kazık yedim malum biri tarafından, sonra bayağa akıllandım.
Akıllandım derken maalesef insanlar acıya karşı dayanıklılık kazanıyor biliyorsunuz.
Ben azıcık geç kalmış olabilirim, çünkü 40 yaşından sonra böyle kötü bir deneyim yaşadım, belki de daha önceden benim için çok ta önemli değildi milletin ne dediği.
Hayal dünyasında yaşıyordum.
40 yaşından sonra gerçeklerle “dan” diye yüzleştim.
Heijan Muti ft. Uzi-
İntikam şarkısında dediği gibi:
“Bi- bi- biz konuşursak susturamazlar
Dinler bütün bu alem
Konuşmam fazla yok, icraat var”

ADAM- IM 
Bu yaz kocaman yürekli, ne dediğini, ne demediğini iyi bilen, ayakları yere sağlam basan ve en önemlisi çok konuşmayıp sadece icraata geçen muhteşem bir adam hayatıma bodoslama girdi.
Hayatıma neşe kattı.
Böyle adamların olduğunu bilmek, nasıl ifade etsem bilemedim ki;
Olağanüstü bir motivasyon ve güç verdi bana.
Benim mutluluğum sayesinde kendini mutlu ediyor da aslında .
Güzelliğime güzellik kattı.
Ailesinin de göz bebeği… 
Herkesin en büyük dayanağı ve kimi zaman yorulsa da, zorlansa da başladığı işin sonunu getirmeden bırakmıyor.
Bu yaz için şükretmekten başka bir şey düşünmem mümkün değil.
LAFLA PEYNİR GEMİSİ YÜRÜMEZ
İnsanları boş yere heyecanlandırmanın ne gereği var.
Ya bak cidden çok iyi analiz ettim; ilk olarak kendimden yola çıkarak söylüyorum bunu.
Ne olursa olsun kıyamet kopsa yapacağınız her neyse söylemeyin.
Dilinizi tutun.
İşin büyüsü bozuluyor. Belki söylemeseniz yapacaksınız.
Hiç abartmıyorum, enerjiyi dışarı fırlatıyorsunuz, sonra kişi orada bir yerlerde garibim bekler pozisyonda kalakalıyor.
Tabii kimse kimseyi göz göre göre beklentiye sokmak istemez diye düşünmek istiyorum.
İnsanız sonuçta hepimiz bilmeden istemeden hatalara maruz kalabiliyoruz.
Ne gerek var yahu?
Çok konuşan, kendini çok anlatan insanlardan korkun bir kere.
Şöyle bir iki adım uzaktan izleyin onları.
O tip insanlar çok atıp tutarlar çünkü.
İstemeden yapıyorlar büyük olasılıkla ama konuşmalarıyla vaadleriyle etkilemekten öteye geçemiyorlar.
Eee ya karşısındaki insan duygusal olarak beklentiye girdiyse?
Beklentiye sokanın gelmişine, geçmişine şöyle bir güzel sövesim var.
KUSURLU EYLEM MÜKEMMELİ YENER
Güven sarsıldı mı sarsılıyor işte sonra, allame-i cihan olsa tekrar yerine gelmiyor.
Bir kere söyledi ve yapmadı mı?
Bitmiştir.
Gerçekten söylüyorum: “adam değildir”
Adam dediğin sözünün eridir.
Günümüzde mercekle görülecek kadar az var bunlardan, ama VAR Mİ VAR.!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

DENİZ KOKUSUNA İNAN, UMUT MAVİDİR...

BİR TANECİK ADAMIM