Sil baştan başlayalım.Yine yeni yeniden... Olmuyorsa oldurmaya çalışmayalım. Olduğu yerde bırakalım. Zorlamayalım. Zorlamaya gerek varsa orada muhakkak bir sıkıntı vardır da ondan diyorum. Ben kendimden biliyorum. Aşırı zorlarım bazen, çözüme kavuşmak, sonuca ulaşmak için. Boş vermeliyiz, Sineye çekmeyi bilmeliyiz. Kafamızı dolup taşma noktasına getiren her şeyi boş olarak geri iade etsek mi diyorum? Nasıl rahatlarız var ya. Sakinlik, huzur ardı sıra gelir işte o zaman. 1997'den beri Budizm eğitmeni olan Tara Springett'e göre birçoğumuz içimizdeki boşluk duygusunu gerekli gereksiz şeylerle doldurmaya çalışıyoruz. Bu işlevi panikle yapmamız dolayısıyla ölçüp tartmaya zaman tanımıyoruz kendimize. Aşksa aşk olsun, yiyecek, içecek, her şey olsun ama o boşluk bir şekilde dolsun değil mi? Cidden bi kendimize soralım mı? Yani bence çok doğru bir tespit bu. Bayıldım. Bende içimdeki boşluğu doldurmanın bin bir yolunu aramadım değil, bir sürü yanlış seçimle...