KARARSIZLIĞIN GÖZÜNÜ SEVEYİM
Ne
istediğini bilmek önemli.
Başarılı
insanlar ne istediğini bilerek yola çıkar.
Önceliklerini hiç şaşırmazlar ve her
zaman sıraya koydukları ikinci bir seçenekleri vardır.
Sizde
böyle olmak istemez misiniz?
Ben
çok isterim valla. Bu tarz ve son derece kararlı insanları tek geçerim.
Seçenekler
çoğaldıkça kararsızlığınız artar.
Mükemmelini
aramakta cabası...
Çok
düşününce karar vermeniz daha da zorlaşır,
içinden çıkılmaz bir hal alır.
Damdazlak
kalırsınız işte o zaman.
Her
kafadan farklı sesler çıkması, farklı fikirler.
Bir
bakıma da çok tehlikeli.
Başkalarının
düşünceleri sizin aklınızı çok karıştırır.
Bunun
için çok kişiyle konuşsanız da, az insanın fikrini benimserseniz kendi
fikrinizle muhakemesini yapmanız kolaylaşır.
Karar
verirken ise etraftan bağınızı tamamen koparmanız gerekir.
KARARSIZLIK
ARTIŞ NEDENLERİ ÇOK BASİT
Bir
o kadar da karar vermeyi zorlaştıran nedenler var etrafınızda.
Ben
hep kararsızlığımdan çektim.
Alternatiflerim
her zaman, her konuda çok oldu.
Çok
olunca da biri diğerinden hep daha iyi olmalıydı değil mi?
Bütün
seçeneklerin kendine göre çok güzel özellikleri vardı.
Birini
seçersem diğerinden vazgeçmek zorunda kalmak ürkütücüydü.
OF
OFF..
Hepsi
neden benim olmuyordu sanki ya da hepsini aynı anda neden değerlendirmiyordum
sanki?
Bir
karar vermek zorunda kaldığım zamanlarda ise diğer seçenekler beynimin etini
kemiriyordu.
Keşke benim yerime bir başkası karar verebilseydi de beni bu kadar
büyük bir yükten kurtarabilseydi.
Bazen
hayatında hiç alternatifi olmayan insanları bile kıskanıyordum seçmek zorunda
kalmadıkları için; bir ya da birkaç
seçeneğe tav olmak zorunda kaldıkları için.
Bu
durumun tamamen çaresizliğin bir getirisi olduğunu bilmiyordum tabii ki.
İSTİSNALAR
KAİDEYİ BOZAR DA BOZMAZ DA
Kendim
için, geçmişi anlatır gibi konuşuyorum çünkü tekerlekli sandalyede yaşamamı
sürdürmek zorunda kaldığımdan beri neredeyse her konuda denebilecek kadar,
fazla konuda alternatifim azaldı.
Böylesi
de kötüymüş.
Yaşadığım
bu deneyimden sonra, bazen insanların hiç istemediği bir seçenek karşısında
bile çaresiz kaldığını gördüm.
Gitmek
istemediğim yerlere gitmek, bulunmak istemediğim ortamlarda bulunmak, görmek
istemediğim kişileri görmek, görüşmek istemediğim insanlarla görüşmek ve hiç hoşlanmadığım
bir erkekten hoşlanmak zorunda kalmak ve daha onlarca içinden çıkmanın imkansız
olduğu hikayeler.
TAMAMEN
ÇARESİZ KALDIĞIM DURUMLARDA VAR
Hiç
alternatif yokken yaratma çabası gibi.
Tabii,
zaman geçtikçe bedensel özgürlüğüme daha fazla kavuştum.
Bunun
sayesinde, kendi başıma hareket edebilmek, istemediğim bir yere gidip gitmemek
konusunda kendi kararımı kendim verebilmek gibi kazanımlarım oldu,
Bu
sayede kararsızlık yaşayabileceğim bir sürü alternatif meydana geldi..
‘KARARSIZLIĞIN
TADINI ÇIKARTIN’ derim ben.
İyi
tarafından bakıldığında, kararsızlığı tetikleyen seçeneklere sahipseniz çok
şanslısınız, ayrıca o seçenekleri değerlendirip değerlendirmemek sizin kendi
elinizde.
Kötü
tarafından bakıldığında ise, birden fazla şey isteyip o istedikleriniz ayrı
ayrı seçeneklerin içinde yer alıyorsa, vay halinize.
Bu
konuda yazıp yazmamak hakkında aylarca düşünüp durdum.
Neden
mi?
Çünkü
ben hep kararsızdım.
Size nasıl bir
kolaylık sağlayabilirdim ki?
Ancak
sebep sonuç ilişkisinden bahsedebilirdim.
Eninde
sonunda o karar verilecek ve verilen kararın tek sorumlusu kendiniz
olacaksınız.
O
ZAMAN NE YAPMALIYIZ?
Konfüçyus'
un söylediği gibi,
Çok
kişiyle konuşalım.
Az
kişiyle düşünelim.
Tek
başımıza karar alalım.

Yorumlar
Yorum Gönder