BU HALİMLE SEV BENİ



Kime nasıl davranacağımı, kime ne söyleyeceğimi şaşırıyorum. Bu kadar olmaz ya! 
“Bir insanın hayatı bir anda böylesine altüst olur mu?' diyorum. 
“Olur” diye bir ses duyuyorum kafamın içinden.
 Cidden bak, ben 'tekerlekli sandalyedeyim' diye mi yaşıyorum bütün bu enteresan hikayeleri yoksa hayatın düzeni mi bu şekilde süregeliyor?

Kendinizi yürüdüğünüz için güçlü sanan siz erkekler, yürümeyen lafta güçsüz sandığınız kadının karşısında havaya mı giriyorsunuz anlamıyorum?

Korkaklığınız da hak getire.

Nasıl kasılıyorsunuz var ya. Ödünüz kopuyor.
Çevreye uygun davranmak zorunda mı kalıyorsunuz acaba?
Toplumsal baskı mı neden oluyor,  bu denli korkak olmanıza?
Alimallah ailenizden mi çekiniyorsunuz yoksa?
Nedir ne değildir bilmiyorum ama acilen çözülmesi gereken bir problem olduğundan eminim.

İSTER GÜLERİM İSTER AĞLARIM

Bana yakın davranmaya çekiniyorsunuz. Benden hoşlanmaktan korkuyorsunuz.
Korktuğunuz başınıza gelince eliniz ayağınız birbirine karışıyor.
Kaçacak delik arıyorsunuz. İşin içine yalanlar dolanlar sokuyorsunuz.
Beni üzmekten ve kırmaktan korktuğunuzu söylüyorsunuz.
Yıllardır oradan buradan ve bizzat sizden duyuyorum. Sayenizde içimden kahkahalara boğuluyorum.

Kendi kendinize gelin güvey oluyorsunuz tabiri caizse? Ne diyeyim ben size? Komik oluyorsunuz.

KORKUNUZU BANA YANSITMAYIN

Çevremde benim çok samimi olduğumu söylüyorlar ama artık bende samimiyetimden korkuyorum ya da samimi olma derecesini ayarlayamıyorum.

Öyle bir an geliyor ki;
“Aman boş ver be Sinem” diyorum.
Buda biraz umursamaz biri olmamı sağlıyor.
Başka türlü kafamdaki deli sorulardan kurtulamıyorum. Çoğu zaman kendimle dalga geçiyorum.
Ne mi anlatıyorum?

Samimiyetimde oynama yapmaya çalıştığım zaman kendim gibi olamadığımdan bahsediyorum.
Bu sefer ne ben kendim gibi ne de karşımdaki insan kendi gibi oluyor, hissediyorum.
Ee o zaman ne yapacağımı siz söyler misiniz bana?

İMKANSIZ DEĞİL SADECE ZAMAN ALIYOR

İlk önce sizin kafanızdaki engellerden kurtulmanız lazım, hepimizin iyiliği için.

Şöyle bir şey yapabilir miyiz mesela?

Sağlığı yerinde ve hiçbir engeli olmayan tüm bireylere seminerler verilsin istiyorum.
Sizlere korkulacak bir şey olmadığını, bizlerin yani tekerlekli sandalyede yaşamını sürdüren insanların sizden hiç bir farkı olmadığını tane tane anlatırlarsa insanlığın da büyük gelişme katedeceğini düşünüyorum.

Yanlış mı düşünüyorum?

Bana sorarsanız etkileyici olabilir ama bu zihniyetin tamamen değişmesi deveye hendek atlatmak kadar zor.
Ancak yeni nesil için daha kolay olabilir.
Bu yüzden çocuklara aşılamanız lazım gerek evde gerek okulda.

Neden bizim ülkemizde böyle de Avrupa ülkelerinde kadın erkek ilişkileri normal seyrinde ilerliyor biliyor musunuz; çünkü onlar çocuk yaşta ilk önce ebeveynleri daha sonra çevre tarafından engelli insanları ötekileştirmemeyi öğreniyorlar.

BEN TEKERLEKLİ SANDALYEDEN İBARET DEĞİLİM

Sağlığınız yerinde, yürüyorsunuz, elleriniz, kollarınız sağlam diye kendinizi tekerlekli sandalyedeki kişinin karşısında üstün görüyor olmanız aklıma hayalime sığmıyor.

Aslında bizimki gibi bazı ülkelerin gelişmemiş olmasından kaynaklanıyor bu durum.

Bana sorarsanız ki, kesinlikle doğruluk payı var; toplumsal engellerin fazlalığı hepinizi korkutuyor sanırım.

Yaşamanın zorluğunu hesaba katarsanız, size muhtaç olduğunu sandığınız kişi tarafından içinden çıkılmaz bir hal alıyor.
Yanılıyorsunuz ne yazık ki!

Ne diyeyim ben size?

Bir de farklı bir yönden bakarsanız, bizlerin noksanlığının üstesinden gelen bir sürü özelliğimiz olduğunu görürsünüz. Tek bir pencereden bakmazsanız korkulacak hiçbir şey olmadığına da tanık olursunuz.

Neden toplumda birlikte güzel vakit geçiremiyorsunuz, işte bu yüzden.
Daha en başından zırhınızı kuşanıyorsunuz.

Hanginizin tekerlekli sandalyede yaşamını sürdüren bir arkadaşı veya sevgilisi var? 

Uzaktan martaval okumakla olmuyor bu işler.
Yakından bakmalısınız.




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

EYLEM HAYATTIR

DENİZ KOKUSUNA İNAN, UMUT MAVİDİR...

BİR TANECİK ADAMIM