Kayıtlar

2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Sakın karamsar olmayın

Bu bir oyundu. Her zamanki oyunlarımdan biriydi. Hani hayat oyundur moyundur diyorum ya? Ondan yani... Hatta çok defa teyit ettiğim bir oyun. Kendi attığım adımın doğruluk ispatı; Bak ben böyle birşey yapacağım ama nedeni şu şu şudur...? Nedir? Bu konu hakkında sen ne düşünüyorsun? Bide böyle denesem kim zararlı çıkar ki? Başarılı olmak adına girdiğim her yol, attığım her adım mübahtır!!! Sence? Zaten ben kendi kararımı vermişim de rol icabı, dediğim gibi kendimi doğru birşey yaptığıma inandırma politikası... Tamam oldu bu iş! Kısa bir süre karamsar takılacağım. Hazır olmayı bırak, başladım bile! Hiç anlamamışımdır şu arabesk takılan milyonlarca insanı? Bildiğim birşey var ki; ağlamak gülmekten kolaydır ama gülmek varken neden ağlamak olsun? Herkesi kendime inandırmak zorundayım! Acayip te yetenekliymişim bu arada! Arayan soran, görüp görmeyen kim olduysa onları bile bunalıma soktum. Hele de yazdığım yazı sayesinde (bana yalan söylediler!) birçok insanı da k...

Sevgili Okur...

Merhaba, Bugün nereden aklıma estiyse Ayşe Arman'ın yazı arşivine bakıyordum ve senin ropörtajını okudum ... Bloguna ulaştım yazıların şiirlerin süper ancak senden ricam lütfen karamsar olma ne kdar güzel dersler vermişsin bizlere okudum bunun başında sen değilmisin diyen herşeyi kuran yapan biziz diyeee heeey hemen toparla kendini!!! bu arada yazında öz kızkardeşim bile beni bıraktı demişsin eminim bırakmamıştır sadece kendi içinde yaşadığı üzüntüleri pişmanlıkları bilemeyiz değil mi? ama hayata bak kardeşin seninle eskisi gibi olmaz da sen yazı yazarsın blogun olur biz seni izleyenler okurların sana destek oluruz ... tuğba diye bir arkından bahsetmişsin onunla takılırken çok eğlendiğinden eminim ama düşün ki şu an ki gibi olgun süper bir insan olamazdın değil mi ? onların yaşadığı en azından şöyle söyliyim herşeyin hep aynı olacağını düşünenler çok yanılırlar hayat 1snde bile değişebilir bunu en iyi sen biliyorsun sakın moralini bozma !!! ne zmn moralin bozulursa da bloguna yaz b...

BENDE DEĞİŞTİM BEN DE

Resim
Yirmi bir yaşındaydım. Trafik kazası geçirdim. Benim için yaşamak bir mucizeyken, mucizelere inanmayan doktorları hayrete düşürdüm ve hayatta kaldım. Beyin tramvası geçirdiğim için şuurum 3 ay sonra gelse de, düşünme ve konuşma kabiliyetim uzun zaman aldı. Sol kolum felçti. Belim kırıldığı(Omurulik felci) için de yürüme engelli oldum. Bacaklarım kırıldı. BANA YALAN SÖYLEDİLER. Aylar sonra kendime geldiğimde bana söylenenleri yaptım. Her yerim çok acıyordu. 'Acı varsa hayat var' Zordu ama dayandım. 'Sabret' Sabrettim. Bana ne kadar sabretmem gerektiğini söylemediler. 'Çok iste, çok istersen olur' Ölesiye istedim. 'İnanmak her şeydir. İnanırsan olur' Öyle bir inandım ki anlatamam yani. Dillere destan bir inanç sergiledim. 'Ya olmazsa' diyen her kim olduysa da bana küfür etmekten beter bir şey yapıyormuş gibi çıldırdım ve kendimi savundum hep. ‘Ben yürüyeceğim’ dedim de dedim. Çığlık çığl...

GÖZLER ÇOK ŞEYİ İFADE EDER

Resim
İnsan ruhunun giriş yeri gözleridir. Gözler ruhun sır kapısı olarak hep aynı dili konuşur. Beyindeki bütün düşünceler ilk olarak gözlerle Gözlerle konuşma sanatının bütün yönleri bilindiğinde kelimelerin anlatamadığı ya da vurgulamadığı tüm düşünceleri gözler söyler. Gözler ruhun aynasıdır. ''Kadınları türban değil gözündeki ifade korur.'' Suriye' nin devlet bakanı Bouthaina ne güzel söylemiş değil mi? Bence harika bir söz. Kadınların gözleriyle çok iyi konuşabildiğine inanıyorum. Yani aklından geçen düşünceleri gözleriyle çok güzel ifade ederler. Keşke herkes bunun farkına varabilse. Kadınlar gözlerini kullanmasını çok iyi bilir. Bütün duygu ve düşüncelerini, söylemek istedikleri herşeyi gözleriyle anlatabilirler. Süper bir şey. Bu onların yaradılışlarında var. Erkekler için aynı şeyi söylemek olanaksız. Tabii istisnalar kaideyi bozmaz. Demek ki, benim hoşuma giden tüm erkekler istisnaymış. Bakmasını bilmeyen erkeğe tahamülüm sıfır. Yazark...

VURDUMDUYMAZ...

Resim
Vurdumduymazmışım. Vay vayy! Öncelikle annem diyor sonra diğerleri. “Ben bilmem, ben anlamam ama neyse bir düşüneyim” dedim Öyle miyim, böyle miyim yani nasılmışım diye? Bayağa uzun zamandır düşünüyorum. Hatta yıllardır kendimi gözlemliyorum. Bir de ne göreyim? Gerçekten ben vurdumduymazmışım. Vururmuşum da duymazmışım meğer! Kendime karşı değil asla, kendime vurmam. Vururlarsa da duyarım. Vurdurmam! Yaa... Ohh... Ne güzel birşeymiş dedim. Hem eğlenceli, hem enteresan... Hayata daha bir gayri ciddi bakan... Beni diğer birçok insandan farklı kılan bir özelliğimi daha keşfettim. Gelgelelim bunu nerden çıkardığıma? Eskiden beri kendimdeki umursamazlığın farkındaydım da azcık, karşımdakilerin farkında olduğunu farketmiş değildim henüz. Son yıllar bendeki bu vurdumduymazlık çok ilerleme kaydetmiş olabilir tabii. Geçen sene Bodrum' da tanıştığım biri, benim vurdumduymazlığımı çok tekrar edince kafamdaki lamba yanıverdi. Evet evet! “Benim duymak istediğim ...

SABRETMEK BEKLEMEK DEĞİL GELECEĞİ GÖRMEKTİR

Resim
İnanmak ne güzel… Azmetmek, olacağına inandığın her şeyin yaklaşmasını kolaylaştırmak için. Sabretmek, uzun ve meşaketli bir yol. Bütün herkese inanç, azim ve sabır diliyorum. İşte o zaman, başarmak istediğin ve başaramayacağın hiçbir şey yok. Bazen de kendi inancın sayesinde asi olmak, isyankar olmak hiç te olağanüstü bir durum değil. Kendi inancım beni gün geldi, isyankar yaptı. En sevdiğim yönü de buydu. Hayatta başarı kazanmak istediğin her şey için geçerli. İlk olarak kendi gücüne inanmalısın, kendi yapabileceklerinden şüphen olmamalı. Sabret! SABRETMEK, BEKLEMEK DEĞİL GELECEĞİ GÖRMEKTİR. İnsanlar kendilerini birçok konuda sabırlı zannediyor, bekledikleri için. Herkes bir şeyleri beklemekte değil mi zaten? Önemli olan beklenilen her ne olursa olsun bunun yaklaşmasını kolaylaştırmak için çaba sarfetmek. Çaba sarfettikçe inanç güçlenir. İnanılan şey hemen beraberinde sabır getirir. SABRETMEK, sonucun pozitif olacağı inancına ...

ŞAKA ve YALAN

Resim
Şaka ve yalanı birbirinden ayıran büyük bir fark var mıdır? İkisi de karşıdaki insanı kandırmak amacıyla yapıldığı sürece yok şuna gülerim, yok buna ağlarım diye bir kaide mi var ALLAH aşkına? Şakanın yalandan tek farkı şakanın yapılmasının sebebi biraz daha hafife kaçtığından suç sayılmaktan çıkar. Bunun sebebi ise şaka, insanları eğlendirmek için yapılır. Her ne kadar tek taraflı bir eğlence bile olsa. Oysa yalan suçtur. Bu yüzden yalanla eş anlamlı şakalar bizzat yalan sayılmaktadır. Dediğim gibi şakalar çirkinleştiği taktirde şaka olmaktan çıkar ve ciddi bir yalana dönüşür. Bir de 'beyaz yalan' diye insanların hafife indirgediği yalanlar var tabii. 'Beyaz yalan' dediklerinin insanlara pek bir zarar verebileceğini sanmam. Eğlenmek amacıyla yapılan yani aşırı gitmemek kaydıyla yapılan şakalarında zararsız olduğu kesin. Eee..? Ya bu şakalar eşek şakasına dönüşürse? Ciddi bir yalanla eş değer olmaz mı? İşte o zaman bunun adı 'beyaz yalan' veya ...

BEKAR KADINLARIN EVLİ ERKEK MERAKI NEDİR??

Bekar kadınların evli erkek merakı nedir? Çok zor bir soru gibi görünse de sebepleri oldukça basit; en az, evli erkek meraklısı kadınlar kadar. Evet aynen öyle. Bu sorunun cevabı her ne kadar basit desem de, ben hiç bir anlam veremiyorum bu iğrenç sebeplere. Anlam vermeye de ihtiyaç duymuyorum zaten. Bu soruya da, cevabında saklı olan sebeplerine de anlam yüklemeye çalışanlardan nefret ediyorum nedense. Ne gerek var? 30 yaşındayım. Yıllardır tekerlekli sandalyem ve yürüme amacımdan ötürü dış dünyadan her ne kadar uzak gibi görünürsem görüneyim beş duyu organım hatta altıncısı dahil etrafta olup bitenleri gözlemlemem için radar gibi çalışmakta. Herkesten fazla duyuyorum, görüyorum,seziyorum... Farkındalığım hat safhada... Öncelikle evli sevgilisi olan kadınların bu yazıyı merakla okuyacaklarından adım kadar eminim. Büyük çoğunluğu rahatsız olacak ama bir okusunlar bakalım gerçek payı var mı yok mu? Bana sorarlarsa tamamiyle gerçek. Kendileriyle iç hesaplaşmaya girmekten kork...

ISSIZ ADAM

Issız adam neymiş yaa? Meraktan gittim. Hani herkes bir 'ıssız adam' dan bahsediyor? Facebook'a her bakışımda 'ıssız adam' dan alıntı sözler ya da fragmanlarını, videolarını görmekten gına gelmişti. Benim de bilgim olsun istedim. Neymiş efendim bu film de herkes ağlıyormuş da, aman yanına mendil almadan gitme de. Şudur, budur. Tabii daha bir sürü ıvır zıvır. İnsanlarda kendi dertleri tasalarını bırakıp ağlayacak yer aramaya çıkıyorlar yollara. Biliyorsunuz işte. Bir yerlerde ağlatacak hikayeler olsun da nasıl olursa olsun. Gelgelelim ben bir arkadaşımla bu filme gittim. Sinemaya gitmeden önce hangi filme gidiyorsun sorusuna karşılık olarak 'ıssız adam' dediğimiz an elimize mendiller tutuşturuldu. Ben ve arkadaşım mendiller elimizde film bittiğinde bile hala ağlayacak sahnenin gelmesini bekliyorduk. Anlatmak istediğim filmin bittiğini ışıklar yandığında tam olarak anlayabildik. Sinemadan ağlayarak çıkan insanlar vardı bir sür Bin pişman old...

BEKLEMEK...

Resim
Beklemek düşüncesi. Düşünüyorum da bir şeyleri veya birilerini beklemeyen kimse yok bu hayatta? Herkes bir şeyleri beklemekte değil mi? Oflaya puflaya... Beklemeye devam. Beklerken de beklediğin şeyin yaklaşmasını çabuklaştırmak için elinden geleni yapıyor insan. Hemde gereğinden fazla. Arada dua etmek vazgeçilmez çare oluyor her zaman. ALLAH'a haykırmak sonrasında beklenen her neyse, olması için yapılması gereken ne varsa yapmak lazım. Beklediğin şey geldiğinde ya da beklediğin şeyi elde ettiğinde kendini nasıl hissedeceğin konusu önemli!!! Mutlu olmak istiyorsan, mutlu olacağını hissedeceksen eğer seni mutlu eden şeyleri şimdiden yapmaya başlamalısın! Özgürlük ise olmasını istediğin ve beklediğin şey, en küçük özgürlüklerini yaşat kendine... Özgüven ise beklediğin geldiğinde sende gerçekleşecek olan duygu; kendine güvenini sağlayan bir sürü şey var hayatta. Bunları düşün ve geç kalmadan kendine bu duyguyu yaşatmaya başla. Bu söylediklerim apayrı bir konuya t...