Kayıtlar

Ocak, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

BENİM HAYALLERİM GERÇEK OLUR

Resim
Her gece uyumadan bir trafik kazası geçirdiğimi ve ölümden döndüğümü düşünüyordum. Sürekli öyle uykuya dalıyordum. Ta ki bir gün gerçekten kaza geçirene kadar. Kimseyi ya da kaderi suçlayamam. Bu kazayı ben çağırdım. Onu resmen ben kendime çektim, geri göndermesi de yine benim elimde. FELAKETİ YAŞAMIŞ BİRİNE KULAK VERİN Yaşadıklarıma 'bilinçaltının gücü' diyebilirsiniz, çünkü bilinçaltı gece uykuda bile yani 24 saat hiç aralıksız çalışıyor. Gece hemen uyumadan önce kurulan hayaller, tekrar edilen hayallerle birleşince gerçekleşmesi kaçınılmaz oluyor. Bana inanın, bu dünyada bizim isteğimiz dışında hiçbir şey olmuyor. Bir de neyi nasıl isteyeceğimizi bir bilsek! Artık kesinlikle beynimin olumsuz şeyler düşünmesine izin vermiyorum. Siz de vermeyin, aklınıza kötü şeyler geldiğinde, mutlaka onları iyi görüntülerle değiştirin. “Secret”ı falan boş verin, felaketi yaşamış birine kulak verin... Kimse bilmiyor. Bilse de kafa yorma gereği duymuyor. “Ne gerek var” diyor...

VİCDAN VE MERHAMET YANYANA

Resim
Vicdan neye gerek yanında merhamet olmayınca? İkisinin bir arada bu denli güzel duracağını kırk yıl düşünsem akıl edemezdim. Vicdan tek başına pek bir anlam ifade etmez ne yazık ki. Vicdanın çalışmadığı yerde merhamet barınmaz. Vicdan iç sesimiz, onu harekete geçiren ise merhamet. Merhamet eylem… Durmaz; Koşar. VİCDAN SUSARSA, MERHAMET TERKETMİŞ DEMEKTİR. Ağlayan bir kişinin gözyaşları vicdanınızı sızlatabilir. Bu kişinin gözyaşlarını ellerinizi uzatıp siliyorsanız, üzüldüğü derdine bir çare arıyorsanız, işte orda merhamet devreye girer, yoksa sadece üzülmekle kalırsınız. Bana sorarsanız, ne manasız bir şey başkasının derdine üzülüp, öylece bakakalmak! Ya o kişi, ona elini uzattığınızda, destek olduğunuzda kendini kuş gibi hafif hissederse, derdinden yoksun kalırsa merhametli olmaya değmez mi? Bu konu var ya, beni can evimden vurdu. İNSANLAR ÇEŞİT ÇEŞİT Vicdanlı insanlar da çıktı karşıma, vicdansızlar da. Aklımda iz bıra...

MÜCADELEDEN BAŞKA ÇARE VAR MI?

Resim
Mücadele etmekten başka bir çareniz var mı? Hayallerinize kavuşmak istiyorsanız mücadele etmek zorundasınız. Yok öyle, 'armut piş ağzıma düş' Amacınız belli. Elinizde hayalinize ait senaryonuz var madem ne duruyorsunuz? İhtiyacınız olan tek güç kendinizsiniz. Hayallerini yaşamakta olan insanlar, hayalini yaşamanın mümkün olduğuna inanırlar bir kere.  (Tıpkı benim gibi) Hayallerinizin peşinden koşarken yorulabilir, tökezleyebilir, bir sürü engelle karşı karşıya kalabilirsiniz. Vazgeçmeniz için dolu bahane var sonuçta. Nasıl da rahatlarsınız o an var ya? Vazgeçmenin verdiği huzur dolar içinize, ama nafile. Ya daha büyük engeller çıkarsa önünüze? Ki çıkar, sonra çıkın bakalım üstesinden çıkabiliyorsanız. İşinizi daha da zora sokmayın bence. Hayatın tokatları oldukça sert olsa da, hayallerinizi korumalısınız. Kendi potansiyelinize inanmalı, istikrarlı olmalısınız; sürekli hayal kurmalı, peşinden koşup hayallerinizi yakalamak için çaba göste...

ÖYLE VEYA BÖYLE YAŞIYORUZ İŞTE

Resim
Bacağım kırıldı. 'Eee ne olmuş' mu diyorsunuz? Benim bacak kırılmam sizinkilere benzemiyor maalesef. Omurulik felci geçiren biri olarak, yürüyemediğimi hatırlatmak istiyorum öncelikle. Böyle bir durumda bacağınızın kırılması trajikomik oluyor aslında. Esas komik olanın ne olduğunu birazdan söyleyeceğim. GEL ZAMAN GİT ZAMAN Neredeyse on dokuz sene oluyor, ben kaza geçireli. Vay be! Ne uzun zaman değil mi? Söyleyince ben bile kendime hayret ediyorum, 'nasıl da dayanmışım?' diye. Demem o ki, on dokuz senedir tekerlekli sandalye sürücüsüyüm. Muhteşem bir sürücü olmasam da zamanın çok uzun olmasından kaynaklı sandalyemle yapabildiğim enteresan   hızlı ama biraz tehlikeli hareketlerim var. Yıllardır ne düşüşler yaşadım, bir şey olmadı. Gel gör ki evde sandalyeme geçiş sırasında basit bir düşmeyle bacağımı kırdım.  Kendime gereğinden fazla güvendiğim için dikkatsiz davranıyorum bazen. Aman 'siz dikkat edin, kendinizi iyice sağlama ...

KARARSIZLIĞIN GÖZÜNÜ SEVEYİM

Resim
Ne istediğini bilmek önemli. Başarılı insanlar ne istediğini bilerek yola çıkar. Önceliklerini hiç şaşırmazlar ve her zaman sıraya koydukları ikinci bir seçenekleri vardır. Sizde böyle olmak istemez misiniz? Ben çok isterim valla. Bu tarz ve son derece kararlı insanları tek geçerim. Seçenekler çoğaldıkça kararsızlığınız artar. Mükemmelini aramakta cabası... Çok düşününce karar vermeniz daha da zorlaşır,   içinden çıkılmaz bir hal alır. Damdazlak kalırsınız işte o zaman. Her kafadan farklı sesler çıkması, farklı fikirler. Bir bakıma da çok tehlikeli. Başkalarının düşünceleri sizin aklınızı çok karıştırır. Bunun için çok kişiyle konuşsanız da, az insanın fikrini benimserseniz kendi fikrinizle muhakemesini yapmanız kolaylaşır. Karar verirken ise etraftan bağınızı tamamen koparmanız gerekir. KARARSIZLIK ARTIŞ NEDENLERİ ÇOK BASİT Bir o kadar da karar vermeyi zorlaştıran nedenler var etrafınızda. Ben hep kararsızlığımdan çekti...

BU HALİMLE SEV BENİ

Resim
Kime nasıl davranacağımı, kime ne söyleyeceğimi şaşırıyorum. Bu kadar olmaz ya!  “Bir insanın hayatı bir anda böylesine altüst olur mu?' diyorum.  “Olur” diye bir ses duyuyorum kafamın içinden.   Cidden bak, ben 'tekerlekli sandalyedeyim' diye mi yaşıyorum bütün bu enteresan hikayeleri yoksa hayatın düzeni mi bu şekilde süregeliyor? Kendinizi yürüdüğünüz için güçlü sanan siz erkekler, yürümeyen lafta güçsüz sandığınız kadının karşısında havaya mı giriyorsunuz anlamıyorum? Korkaklığınız da hak getire. Nasıl kasılıyorsunuz var ya. Ödünüz kopuyor. Çevreye uygun davranmak zorunda mı kalıyorsunuz acaba? Toplumsal baskı mı neden oluyor,   bu denli korkak olmanıza? Alimallah ailenizden mi çekiniyorsunuz yoksa? Nedir ne değildir bilmiyorum ama acilen çözülmesi gereken bir problem olduğundan eminim. İSTER GÜLERİM İSTER AĞLARIM Bana yakın davranmaya çekiniyorsunuz. Benden hoşlanmaktan korkuyorsunuz. Korktuğunuz başınıza gelince eliniz ayağınız bir...

KİŞİ BULUNDUĞU HER DURUMA ZAMANLA ALIŞIR.

Resim
Alışarak hayatın çok daha kolaylaştığının farkında mıyız? Niye mi? Alışkanlık edinildiği zaman zorluklar puf olur, kaybolur, görünmez hale gelir de ondan. Yaşananlar hayatın rutini olur. Zaman daha çabuk geçer. Tabii yaşananlar hiç yaşamak istemediğimiz şeylerse zamanın çabuk geçmesi hepimizin işine gelir. Diğer taraftan alışkanlık, zorlukların tam tersi olarak güzel olan her şey için dezavantaj yaratabilir. Güzellikler de alışkanlık edinildiği zaman kaybolur, özelliğini yitirir. Bununla birlikte, kişi kendi zamanını nasıl değerlendirmesi gerektiğine de kendi karar verir. ALIŞMAK ZAMAN ALIR. Kişi zamanla bulunduğu her duruma alışır. Şartlara ayak uydurmaya başlar. Ortam şartlarına, iklim değişikliğine, zorluklara, yoğunluğa, varlığa, yokluğa... Alışmanın imkansız olduğu düşünülen durumlar var. Ceza evinde yıllarını geçiren insanlar hele de suçsuz yere yatanlar var. Benim gibi, trafik kazası sonucu biran da hayatını tekerlekli sandalyede sürdürmek zorunda kalanlar....