SIR MI?


Sır mı? Sır da neymiş?

Benim sırrım falan yok. Sizin de olmasa iyi olur. Ne gerek var öyle alengirli işlere?

Sırrınız varsa da kimse bilmesin. Kimse bilmesin derken hani sırrını paylaşman gereken insanlar olabilir.
Hiç kendimizi kandırmayalım şimdi. Herkesin sırrını anlattığı birileri vardır.
'Kimse bilmiyor, aramızda kalsın' gibilerinden laflarla süsleyerek anlattığımız gizli hikayeler.
Öyle değil mi?

Herkesin bildiği bir söz olsa da yinelemek zorundayım:
'İki kişinin bildiği sır değildir.'

Tamam, anladık herkesin kendince sırları var kesin.
Bu sırlar içinizi kemiriyor mu?
Hele de sırrınızı paylaştığınız biri varsa o kişi her kim olursa olsun, herhangi bir hatanızda size karşı sırrınızı kullanacakmış gibi geliyor mu?

Malum kişi size öfkelendiği an, anlattığınız sırrı yüzünüze vurma potansiyeline de sahipse birde, oh buyur burdan yak.

Şöyle de olabilir mesela; sizin için önemli ve özel yaşanılan bir olaya tanıklık etmek zorunda kalan ya da ister istemez bu hikayede rol gereği bulunan herhangi bir kişi(en yakının da olabilir), gün gelir bilmemesi gereken kişiler için sana karşı senin sırrını tehtid unsuru olarak kullanabilir.
Kendi üzerinden ilgiyi çekmek veya kendini aklamak isteyebilir.

O zaman ne yapmak lazım?

En güzeli, kendinizden daha önemli kimse olmadığını bilmek.

Size rahatsızlık veren bu sır ve kişiyi görmezden gelmek, yok saymak için cesaretinizi toplayıp öğrenmesini istemediğiniz kişiye ya da kişilere gidip anlatarak kurtulmak.

'Sırrınız olmasın' diyorum ama her şey de herkese anlatılmaz değil mi?
Her şey her yerde de konuşulmaz ayrıca.
Azcık yol yordam bildiğinizi umarak yazıma devam ediyorum.

Böyle anladıysanız yazık olur.
Gidip ‘uluorta sırlarınızı herkesle paylaşın' demiyorum çünkü.

Bazı kişiler var ki gereksiz, kendine özel konuları bile hiç bilmemesi gereken kişilere söyleyerek kendilerini rahatlamış hissediyorlar; kimsenin ne düşüneceğini umursamaksızın.

Güya yaşadıkları hikayeleri, başkalarına ispat için görüyorlar.
Sonrasında pişman olduklarına bizzat kendim tanık oldum.

Aptallık değil de ne?

Sırrınıza çok değer vermeyin ve anlattığınız kişinin peşine de düşmeyin.
‘Benim sırrımı başkalarına anlattı mı acaba’ diye düşünmeyin.

O sır başınıza bela olur. Sizi yer bitirir yani bütün senaryo sizin kendi kafanızda.

Bırakın ne olacaksa olsun.

ALLAH aşkına, hepimiz yaşamadık mı bunları?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

EYLEM HAYATTIR

DENİZ KOKUSUNA İNAN, UMUT MAVİDİR...

BİR TANECİK ADAMIM