BİZİM ÖZGÜRLÜĞÜMÜZ SİZİN ÖZGÜRLÜĞÜNÜZ



Bir başkasının boyundurluğu altında yaşamak kadar kötüsü var mı? Birine bağlı yaşamak zorunda kalmak, muhtaç olmak...
Kişinin kafası çalışıyor ama elinizi, kolunuzu, bacağınızı hareket ettiremiyorsunuz. Bir an aklınızdan geçirmeye ne dersiniz? Cesaretiniz var mı?

Giriş korku filmi gibi mi oldu? Amacım sizi ürkütmek değil ama bunlar hayatın cilveleri.
Yapacak bir şey yok. Söylemeden olmaz.
Bu tarz olayların her ne kadar içinde de olsam, düşününce içim bir tuhaf oldu, ama sizlerin bu konuda bilgi sahibi olmanız şart.

Hareket özgürlüğü olan birinin hareket özgürlüğü olmayan birine vereceği desteğin önemi büyük.

BAŞA GELEN ÇEKİLİR

Size yardım eden kişi dünya tatlısı bir insanda olsa; eşiniz, anne babanız, kardeşiniz ya da çocuğunuz bile olsa hiç farketmez 'insan eti ağırdır' arkadaşlar. Bir yerden sonra patırtılar, çatırtılar, ağız burun kıvırmalar. Karşınızdaki kişinin bir isteksiz halleri; hani 'zorunda olmasam hayatta yapmam' gibilerinden bir haller, tavırlar, bahaneler ve daha bir sürü fasa fisolar.

Yardım ediyorum ayağında kendisini göklere çıkaranlar. 'Bak sana yardım etmemi istiyorsan sende benim dediğimi yapacaksın' cümlesini hiç eksiksiz, fazlasıyla yaşatanlar.

KENDİ GİBİ OLAMIYOR İNSAN

Hayatınızı devam ettirmek ve isteklerinizin yapılabilmesi uğruna gururunuzu yerle bir edebiliyor, karşıdaki kişiye uygun davranmak zorunda kalabiliyorsunuz.
Her şeyden memnun olmak zorundasınız bir kere. Şikayet etmeye hakkınız yok çünkü tek başına hareket edemiyorsunuz, bir de üstüne rahatsızlığınızı dile getirin, yüzünüzü asın, itiraz edin bakalım. Yandınız.
Siz her şeyi kabul etmek, memnun olmakla yükümlüsünüz. Olmuyorsanız da hele bir dile getirin bakalım. Neden biliyor musunuz?
Kimse kimsenin yükünü kaldırmak zorunda değil. İnsanlar zaten mutlu değil. Sizi mutlu ederek mutlu olma yoluna da girmek istemiyorlar. Bencillik almış başını gidiyor.
O zaman ne yapacaksınız?
'Git gidebildiği yere kadar' diyerek, kendinizi hiç kasmadan, olduğunuz gibi davranmalısınız. Her zamankinden az daha ılımlı olmanızda fayda var. Böyle deneyin bence. Karlı çıkacağınızdan eminim. İnsanların huyuna giderek yapamadıklarınızı yaptırabilmeniz mümkün olabilir bu şekilde.

DAHA MUTLU VE HUZURLU OLMAK İÇİN

İnanın bana, benim gibi yaşamını tekerlekli sandalyede sürdürmek zorunda kalan milyonlarca insandan biri olmanız hayattan kendinizi soyutlamanız anlamını taşımıyor.
'İmkansız' sandığınız her şeyi kendi uğraşılarınız sayesinde yeri ve zamanı geldiğinde bir bakmışınız ki yapabiliyorsunuz.
Kendinizi ne kadar zorlarsanız  çoğu işinizi yapmanıza olanak sağlıyorsunuz. Bu şekilde çoğu günü kurtarmış olursunuz.
En fazla vakit geçirdiğiniz yer eviniz. İlk olarak evinizin şartları sizin gibi hareket özgürlüğü kısıtlı bireylere uygun olarak düzenlendiği taktirde hepinizin kaliteli yaşam sürmesi mümkün oluyor.
‘Kaliteli’ derken bedensel özgürlükten bahsediyorum, Kişinin kendi işlerini kendisinin yapabilmesinden. Bundan güzeli var mı; daha huzurlu ve mutlu vakit geçirebilmek için?
Bedensel engelli bireylerin hareket özgürlüğü sağlandığı sürece etraftaki insanlarda kendilerini otomatikman özgür bırakıyor.

TEKERLEKLİ SANDALYEDEYKEN İNSANLARI TANIMAK ÇOK KOLAY

Dünyada o kadar iyi insan var ki anlatamam. En güzeli de iyi insanların çoğunun benim karşıma çıkıyor olması.
Her defasında 'kıyamam ben size' diyorum içimden. Allah bütün iyiliklerinin karşılığını tez zamanda versin inşallah.
Yeni tanıştığım herhangi birinin bile davranışından o an tanısını koyabiliyorum. 

Uzağımda da olsa yardıma ihtiyacım olduğunu fark ettiği an, koşa koşa yanıma gelenler mi dersiniz, tek başına olduğum zamanlarda etrafımdaki güler yüzlü, yaşadığım bütün zorlukları kolaylaştırmaya hazır muhteşem insanlar mı dersiniz, ne derseniz deyin ama en güzel sözleri söyleyin böyle yürekli insanlar için.
Vicdan ve merhametli insanların varlığı sayesinde kendimi inanılmaz güvende hissediyorum.
Bendeki özgüven patlamasının en büyük sırrı, bu güzelim insanlar sayesinde doruk noktasına ulaşıyor. Keyfime diyecek yok.

BUGÜN BİZE YARIN SİZE

İçten olduğunu hissettiğim kişilerin yardım tekliflerini geri çevirmek istemiyorum. O an bulabilirsem en basitinden bir şey üretiyorum. Hele de nasıl yardım edeceklerini bilemeyip telaş yapmıyorlar mı?
Bu sefer benim gibi tekerlekli sandalyede olan birine yardım edeyim derken daha zor duruma sokuyorlar.
'Bırakın beni kendi halime' diye yalvarasım geliyor bazen.

Nasıl görüyorsunuz dışarıdan bilmiyorum valla? O kadar da yardım çığlıkları atar gibi durmuyoruz herhalde?

Sakin olun, çünkü ben ve benim gibilere yardım etmek sanıldığı kadar zor değil. Siz yürekten yardım etmek istedikten sonra, gerisi çocuk oyuncağı gibi gelir.

Buraya kadar anlattıklarım madalyonun görünen yüzüydü. Şimdi de madalyonun arka yüzüne bakalım mı?

Bedensel engelli bireylerin her zaman yardıma ihtiyacı da olmuyor ayrıca, önce bunu bir bilin.
Sanıldığı gibi tek başlarına bir şey yapamıyor değiller. Yeter ki önlerine çıkan engelleri kaldırın.
Durup durup:
'Yok, yardıma ihtiyacın var mı? Bak gerçekten yardım edebilirim.'

'Hayır, teşekkür ederim’ deyince de,

'Emin misin?’

‘Cidden mi?’

‘Bak gerçekten bak’

Bu kadarıyla da bitmiyor bazen. Çok daha can sıkıcı bir hal alabiliyor. Buna benzer sorular tekrar tekrar sorulabiliyor.

‘İmdat’ çığlıkları atasım geliyor, şahsen benim.

Gerekirse yardım isterler zaten. İstemek zorundalar.
Yani bendeniz, yardım gerekiyorsa kendimi hiç kasmıyorum öyle: 'Ben bu işi hallederim' tarzında. Kendimi kandırmıyorum.
Her fırsatta yardım istemesini de iyi biliyorum.
Madem, o kadar yardım etmek için seferber oluyorsunuz 'alın size fırsat' diyorum kendi kendime.
Bazen yardım isteyince bile yardım etmekten kaçanlar olmuyor mu sanıyorsunuz hem de saçma sapan bahanelerle.
Onlara ne dersiniz?
Ben kasten ‘tamam tamam’ diyerek başka çare arama yoluna giriyorum hemen.

Ya başka çareniz kalmıyorsa?

NEZAKETLİ DAVRANIŞ

Beş, altı sene olmuştur. Yazlıkta iskeleye doğru tekerlekli sandalyemle giderken, tanımadığım bir kadın:

'Biliyorum, yardıma ihtiyacınız yok ama isterseniz size yardım edebilirim' dedi.

Ben sadece teşekkür etmekle yetinmiştim. Bu güzel yardım teklifini geri çevirmiş olsam da  çok etkilenmiştim.

Tabii ki yardıma ihtiyacımız var ama her zaman değil.
.







Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

EYLEM HAYATTIR

DENİZ KOKUSUNA İNAN, UMUT MAVİDİR...

BİR TANECİK ADAMIM