HERKES KENDİ KADERİNİ YAŞAR




HERKES KENDİ KADERİNİ YAŞAR

Kendim ettim kendim buldum, gül gibi sararıp soldum'.
‘Eyvah eyvah’ diye bağıra çağıra şarkı söylediğim zamanlar olmuyor değil. En can sıkıcı durumda bile gülesim geliyor sonra.
Dalga geçiyorum kendimle.
Size de tavsiye ederim. Kötü bir olayla başetmek zorunda kaldığınızda ve yaşadığınız her neyse içinden çıkılamaz bir hal aldığında 'olan olmuş zaten' diyerek çare için odaklanın.
Kendi kaderiniz kendi elinizde.
Şimdiki yaşadığınız kader hoşunuza gitmiyorsa da değiştirmek size kalmış.
'Yok, ben böyle idare ederim' diyorsanız da siz bilirsiniz.
Değiştirmek için hiç mücadele etmemek, olduğu gibi kabullenmek de yine size kalmış.
MUTLAK KADER
Kişinin kendisinin müdahil olamayacağı şeyler de var.
Doğum tarihi, ölüm tarihi, anne- baba seçimi, hastalıklar vs...
Dünyaya zengin veya fakir biri olarak mı geleceğini kimse tayin edemez.
Bu ve buna benzer bazı örnekler, olmazsa olmazlarımız.
“HAYALLER” diyeceğim.
Öncelikle yaşamak istediğiniz kaderi hayal edin.
Hayallerinizi gerçeğe dönüştürme sırası geldiğinde öncelikle 'inanmak' gerekir.
Gerçekleşeceğine inanın bir kere.
DUALAR…..
En vazgeçilmez çare.
Yürekten edilen tüm dualar pekala karşılığını bulur.
Kişi başına gelen bir felaketten göstermiş olduğu çabayla ve dualarla kurtulabilir.
Direniş kendisine kalmış bir seçimdir.
“Armut piş ağzıma düş” olmayacağı için olması istenilen her şey için çalışmak, azmetmek gerekir.
Hiç unutmuyorum.
Ben üniversiteye gittiğim dönemde final sınavları vardı ve biz arkadaşla sabahlıyorduk hep.
Amaç, sabaha kadar ders çalışmak tabii. Sabahladık mı sabahladık.
Hiç ama hiç ders çalışmadan. Sabaha karşı dua etmeyi unutmuyorduk, o ayrı.
Sınavdan iyi bir not almak için.
Böyle olmuyor işte. Ders çalışmadan sadece dua ederek istenilen sonuca ulaşmak imkansız gibi bir şey.
Sınavdan geçemeyip başarısız olunduğunda kadere küsüp, kenara çekilmek büyük çoğunluğun kaçış yolu.
“Kader diyemezsin, sen kendin ettin”
Nasıl ama?
Kaderin bir suçu yok diyor, sebep sensin.
Çoğu insanın üzerinden koca bir yük atarmış gibi başına gelen her iyi ve kötü olayın tek sebebi kader mi yoksa kendi kaderleri kendi tercihlerinden mi ibaret?
Kendi tercihlerimizin nasıl sonuçlar doğuracağını bilmediğimiz için yaşam boyunca başımıza gelen bütün olayların sebebini kader sanıyor olabilir misiniz?
Kimi zaman doğabilecek sonuçlar tahmin edilmesine rağmen diğer seçeneklerin karşısında en iyisi olduğu için ya da çok istenilen bir şey olmasından ötürü görmezden, duymazdan gelinen özellikler de var.
Vazgeçemedikleriniz de yine sizin kendi seçimleriniz oluyor.
Bile bile lades demek oluyor böylesi.
Kendi tercihleriniz sizi harika yerlere de, içinden çıkılamaz berbat sonuçlara da götürebilir.
Her ne olursa olsun her şeyin tek sorumlusu sizsiniz.
Bunu bildikten sonra inanın bana, içiniz çok daha ferahlar çünkü o zaman tek kurtuluş yolunun da kendiniz de saklı olduğunu iyice anlamış olursunuz.
KADER
Özgür iradeyi yok etmez, insanların robot olduğu anlamına gelmez.
Tam aksine dünyada imtihan olmamız için özgür iradeyi kullanarak yapılan ahlaki eylemlerde bulunmak için şarttır.
Allah hepinize diğer canlılardan farklı olarak, akıl vermiş. Kullanıp kullanmamak size kalmış.
Kişinin işlediği  hayır da, şer de kendi özgür iradesiyledir.
Hiç kimse kendi tercihini Allah'a fatura edemez.
Ve biz her insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık.(İsra 13)
Aman ne bileyim?
“Hayat iyi, kötü sürprizlerle dolu ama bu sürprizlerin kendinizle alakası var” diyorum.
Her şeyi kadere bağlayan insanlar o kadar çoğunlukta ki, bir bakıma güzel bahane.
Neden bahane, çünkü başınıza gelecek bütün olaylar Allah tarafından yazılmış sanki.
Kişinin kendini kandırması gibi bir şey.
Bir düşünsenize, hayatta hiç bir şeyden sorumlu değilsiniz.
Ohh.. Yan gel yat.
Olaylar olaylar...
Ardı sıra gelsin olaylar.
ÖLÇÜ
Eğer Allah her şeyi bilmeseydi Allah'ın gücü ve ilimi her şeye yetmiş olmazdı.
Allah isterse kişinin kaderini kolaylıkla değiştirebilir de.
Allah geleceği görür. Allah sonucu bilir.
Biz her şeyi bir ölçüye göre (kader ile) yarattık.(Kamer, 49)
Kader, ölçü demek.
Allah'ın her şeye bir ölçü koyması.

Evreni anlamanız bile evrende belli bir ölçü, düzen(kader) olmasına bağlıdır.

Yorumlar

  1. Yazılmış olanı kabul etmek mi? Yoksa iyi olmasını hayal etmek mi? Yoksa kalemi eline alıp yeni bir Kader yazmak mi? Kaderi sorgulamak için çok Güzel, Harika bir yazı olmuş. Keyif alarak okudum. Tebrik ederim.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

EYLEM HAYATTIR

DENİZ KOKUSUNA İNAN, UMUT MAVİDİR...

BİR TANECİK ADAMIM