Sakın karamsar olmayın

Bu bir oyundu.
Her zamanki oyunlarımdan biriydi.
Hani hayat oyundur moyundur diyorum ya?
Ondan yani...

Hatta çok defa teyit ettiğim bir oyun.
Kendi attığım adımın doğruluk ispatı;

Bak ben böyle birşey yapacağım ama nedeni şu şu şudur...?

Nedir?
Bu konu hakkında sen ne düşünüyorsun?
Bide böyle denesem kim zararlı çıkar ki?

Başarılı olmak adına girdiğim her yol, attığım her adım mübahtır!!!
Sence?

Zaten ben kendi kararımı vermişim de rol icabı, dediğim gibi kendimi doğru birşey yaptığıma inandırma politikası...

Tamam oldu bu iş!
Kısa bir süre karamsar takılacağım.
Hazır olmayı bırak, başladım bile!

Hiç anlamamışımdır şu arabesk takılan milyonlarca insanı?
Bildiğim birşey var ki; ağlamak gülmekten kolaydır ama gülmek varken neden ağlamak olsun?

Herkesi kendime inandırmak zorundayım!

Acayip te yetenekliymişim bu arada! Arayan soran, görüp görmeyen kim olduysa onları bile bunalıma soktum.
Hele de yazdığım yazı sayesinde (bana yalan söylediler!) birçok insanı da kendime inandırdım.

İnandırmayı bırak, kendim de fena inandım.

İyice kaptırdım!

Aman Allah'ım!!!

Ölmek için can atarsın da ölemezsin ya? Resmen öyleydim.
Başıma ilk defa geliyor ve ne yapacağımı bilemedim?
Bilemediler?
Acıdan bittim, tükendim...

İki aydan fazla bir kaç defa tekrar etti ama fizyoterapistim korkulacak bir şey olmadığını falan söyleyince biraz rahatladık ve hastaneye gitmekten vazgeçtik.

'Yok kasılmadır, yok şöyledir, yok böyledir...
Karnına, ağrıyan yerine sıcak koyun, geçecektir.'

Ne yesem kusuyorum ama, midem hiç dolu kalmıyor da.

Off...
Neyse işte, iki üç defa hastanelerde sabahladık.

Yok efendim neymiş?
Ultrasonda bir şey çıkmamış, yok efendim?
Acilen araştırma hastanesine gidip tomografiye girmeliymişim, onda da bir şey görülmezse karnımı keseceklermiş falan filan.

Benim umurumda bile değil. Yeter ki acımı dindirsinler!

Fizik hastanesi, Şişli etfal ve sonunda Maslak Acıbadem hastanesi derken enfeksiyonun nerede olduğuna kesin karar verildi.
Oh be!!!
Sorun; sol böbreğime iltihap sıçramış!

Acıbadem hastanesi; orada yatmam gerektiğini söyledi.
'Böyle hastaları göz önünde bulundurmak zorundayız' dediler.

Yatmadım tabi.

İyileşmem bayaa uzun sürdü.

Tv programına çıktığımda da çok ateşim vardı ve karnımdan itibaren bütün içim acıyordu. Zor dayandım.

Bayram boyunca, ölü gibiydim.

Annem, prensesler gibi baktı bana.

İyileştim, ŞÜKÜRLER OLSUN!!!
Karamsarlıktan eser kalmadı. Kendime geri döndüm.
Fizik çalışmalarıma yeniden sarıldım.
Ne mutlu bana...

Sakın sakın!!!
Kimse karamsar olmasın! Bir kere bütün metabolizma çöküşte oluyor ve benim olduğum gibi bir hastalığa yakalanmak kolaylaşıyor, kurtulmak ta zorlaşıyor!!!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

EYLEM HAYATTIR

DENİZ KOKUSUNA İNAN, UMUT MAVİDİR...

BİR TANECİK ADAMIM