SEN BENDESİN BEN SENDE...
Her şey yaşamınızdaki her şeyden sorumlu olmakla ilgili.
Hiç istisnasız.
Sizin karşınıza çıkan
her olay, kişi, ya da yaşadığınız bir deneyim her ne varsa sadece kendi hatıranızın bir yansıması. Bunu bilerek yola çıkarsanız en
başından büyük bir yol katetmiş olursunuz.
Herhangi bir şeyi
değiştirmek istiyorsanız bunu içinizde yapmalısınız, dışınızda değil.
SUÇLAYACAK KİMSE YOK!
Önce bunu kabul edin.
Evet, neymiş, sizin
hatıranızın bir yansımasıymış; bu nedenle size ait.
SUÇLANACAK KİMSE YOK!
Kaçamazsınız. Yakalandınız.
Büyük olasılıkla biraz ürktünüz, ama ürkecek bir şey yok, merak etmeyin. Aksine çok hoşunuza gidecek çünkü bu söyleyeceklerim sizin ruhunuzu özgürleştirecek, huzur bulacaksınız.
BIRAKIN GİTSİNLER.
Geçmiş acı hatıralarınızın geleceğinize blokaj oluşturmasına izin vermeyin.
Ay bir görseniz geçen gün bir arkadaşımla hiç aralıksız hiç abartmıyorum neredeyse 3, 4 saat konuştum bu konuyu. Kaç aydır kafama koymuştum yazmayı da ama anca nasip oldu.
Acayip efor sarf ettim
konuşurken ama çok eğlenceliydi. Konuştukça konuşasım geldi. O kadar iyi
geliyor ki etrafında olup biten her şeyin farkına varıp onların sorumluluğunu
almak ve çözümün kendinizde olduğunu bilmek.
HER ZAMAN BÜTÜN
ÇÖZÜMLER SİZ DE. YETER Kİ PROBLEMİ ÇÖZMEK İSTEYİN.
“Nasıl olacak o?” dediğinizi duydum.
Yaa.. Siz önce bu
dediğimi bir yapın bakalım bakalım.
“Sizde eksik olan veya
sizin bilmeniz, öğrenmeniz gereken veyahut sizin çözümlemeniz gereken bir
problem olarak karşılaştığınız her ne varsa bir buyur edin önce” diyorum.
Misal, herhangi bir sorunla başbaşasınız. Hemen oradan korkup kaçmayın. O sorunda şifa arayın bir zahmet.
O sorun sizin, size
ait ve sizi şifalandırmak için orada olabilir mi acaba bayanlar ve baylar?
Ne yalan söyleyeyim, bende en başında tereddüt ettim biraz; “Neden hem kendim hem de elalemin yani her şeyin sorumluluğunu üzerime alıyorum?”diye.
Meğer hepsinin sorumluluğunu alarak kendinizi arındırmak harika bir şeymiş, bununla birlikte karşınızdaki kişinin de arınmasını sağlamak.
Bir bakmışsınız ki
dertler tasalar puff olup uçup gitmiş inşAllah.
DENEMESİ BEDAVA.
Hem ne kaybedersiniz ki? En azından hiçbir şey yapmamaktan kat ve kat iyi değil mi?
Benim bahsettiğim
sorumluluk daha doğrusu mutlak sorumluluk duygusu sizin köşe bucak kaçtığınız
sorumluluklardan farklı.
Aslında bir bakıma
aynı ama sizin korkmanızı gerektirecek bir şey yok demek istediğim. Size yük
olmaktan ziyade sizi yüklerinizden kurtaracak, yani sizin özgürlüğünüz sizin
elinizde, çünkü esas sizin kendinizde olan ve açığa çıkmaya yüz tutmuş bir
blokaj.
Siz kaçarsanız
farkında olmadan bu yükü misliyle hayatınıza çekmiş olursunuz. Sistem peşinizi
bırakmaz, benden söylemesi.
Dr. Ihaleakala Hew Len
Uzun yıllar Havai Devlet Hastanesinin ağır suç işleyen akıl hastaları ile ilgilenen adli biriminde uzman psikolog olarak çalışmış. Burada yatan suçlu hastalarıyla mucizevi sonuçlar elde etmiş. Onların bir programla veya hatıralarıyla hareket ettiklerini anlamış.
Onlara yardım etmek için hatırayı ortadan kaldırması gerektiğini düşünmüş.
Kullandığı yöntem
sayesinde yatan hastaların tümü taburcu edilmiş, sonunda 4 yıl içinde birim kapatılmış.
Dr. Hew Len bu yöntemi
Morrnah Nalamaku Simeona adında yerli bir şifacıdan öğrenmiş. Bu yöntemin adı “Ho'oponopono”
Öncelikle kendinizde veya karşınızdaki kişide sorun olarak gördüğünüz ne varsa 100/100 sorumluluğunu üzerinize alıyorsunuz. Kabul ettikten sonra bunun kaynağı her neyse kaynağa seslendiğinizi dile getiriyorsunuz. Ve;
Seni seviyorum.
Özürdilerim.
Lütfen beni affet.
Teşekkür ederim.
Dört sihirli
cümleden ibaret.
Bu yöntemi Joe Vitale
kitabı “Zero Limit” aracılığı ile batı dünyasına tanıtıp meşhur etmiş. Bende
öğrenip sizlerle buluşturdum.
Ne mutlu bana.

Sinoş;
YanıtlaSilSeni seviyorum.
Özürdilerim.
Lütfen beni affet.
Teşekkür ederim.
Süper bir yazı olmuş 😍🥰♥️