ŞANSLI MI DOĞULUR ŞANSLI MI OLUNUR?


Öncelikle birçok insana şanslı olup olmadığını sordum.
Kişinin kendisini nasıl gördüğü önemli tabii.

'Şanssız' olduğunu söyleyenlere içten içe üzüldüm.
Üzülmemin sebebi şanssız olmaları değil nitekim kendilerini şansız görmeleriydi.
Şansız gördükten sonra şanslı olmalarına gerek kalmıyordu.
Nasılsa en başından şanslarına engel koyan, ta kendileriydi.

Ne diyebilirim ki, kişi kendini şanssız gördükten sonra?
Şanssız olduklarını düşündükleri zaman bu şanssızlığın ilelebet devam edeceğini bilseler
halen daha şanssız olduklarını söylerler miydi acaba?

Bakış açısı önemli.
Kişi başına gelen bütün talihsiz olayları şanssızlık olarak nitelendirdiği taktirde kendisini
durmadan şanssızlığa sürükler.
Oysa başına gelen talihsiz bir olayın bile uzun vadede en iyi şekilde sonuçlanacağına
inanırsa (aynen benim olduğum gibi) şanslı olmaktan başka çaresi kalmaz.
Şans peşini bırakmaz.

Şanslı insanlar,
gelecekle ilgili beklentiler ve hayallerini gerçekleştirip amaçlarına ulaşır.
Şansının her zaman
devam edeceğini, gelecekte de süreceğine inanır.

Bunu yanı sıra, sabırlı olmak apayrı bir meziyet.
Kendisini şansız gören insan direnmek istemez.
'Ben zaten şansızım' der ve kaçar gider. Bu sefer şanslı olmasına olanak tanımamış olur.

Şanslı kişiler, kötü kaderin iyi yanını görür.

Günün birinde babamın arkadaşı bir sürü güzel söz eşliğinde benim ne kadar şansız bir kız olduğumu söylemişti.
O kadar çok üzüldüm ki; beni geçirdiğim trafik kazasından ötürü şansız olarak değerlendirdiğine.
Oysa tam aksine ben kendimi çok şanslı görüyorum.
Mesela, tekrar yürümek için şansım olduğu kesin.

Kişi çoğu zaman kendi şansını kendi de yaratır. Şansını gördüğü taktirde şansına şans katabilme yeteneğine sahiptir.

Düşünceler önemli...
Araştırmalar, aslında şans meselesinin de pozitif düşünceyle göbekten bağlı olduğunu
gösteriyor.

Kişi kendi şansını kendi yaratır.
Diyorum ki; 'herkes şanslı olduğu tarafları düşünmeli. Başa gelen kötü olayın bile iyi yönleri olduğu kesin.'

Boşuna mı diyoruz. 'Her şerde bir hayır vardır' diye. 

Öyleyse, önce hayata bakışı pozitife çevirmeli.
En önemlisi, gelen fırsatlardan kuşkulanmak, tereddüt etmek yerine onları birer şans olarak değerlendirip riskleri göze almalı.

Korkmamalı...
Ben öyle yapıyorum.
Son yıllarda farkındalığım daha da artış gösterdi ve önüme çıkan tüm fırsatları değerlendirmeye çalışıyorum.

Aynı zamanda, çevremdeki insanların hepsini kendim için ve bunun tam karşıtı olarak  beni hayatına alan bütün  insanlar içinde kendimi şans olarak nitelendiriyorum.

Yorumlar

  1. Merhaba sinem aynı okul sıralarını paylastik ilkokulda,senin ciddi ve net duruşunu animsayabiliyorum.bende pozitif bakış açısının kişiye kazandıracağı düşüncesindeyim ve elimden geldiğince hayatima katmaya çalışıyorum.senin azminin,sabrının ve asıl duruşunun meyvesini alacağına inanıyorum :). Bir gün bir kahve içmek isterim.

    YanıtlaSil
  2. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  4. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  5. Merhaba sinem..mail adresim:ebrualc@gmail.com
    Telefonumu yorum direkt onaylandigi icin yazmadim :) gorusmek uzere..

    YanıtlaSil
  6. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  7. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

EYLEM HAYATTIR

DENİZ KOKUSUNA İNAN, UMUT MAVİDİR...

BİR TANECİK ADAMIM