Sevgili Okur ve Ben :)

:))Sinem,

Sen bunları yaz bence... Yani merak uyandırıyor insanlarda? Ben çok merak ediyorum mesela. Kaza olmasaydı şu anda nerde ne yapıyor olacağını hiç düşünüyor musun? Mesleğin ne olurdu mesela? Sevgilin varmış galiba o dönemde, röportajdan hatırlıyorum. Onunla görüşüyor musun hala? Destek oldu mu sana yoksa öylece umarsız bir erkek edasıyla çekip gitti mi? En çok neyi yapamadığına üzülüyorsun, ya da yapamayacağına? Psikolojik destek aldın mı yoksa kendi kendine mi hallettin herşeyi? Sence sen güçlü müsün yoksa başına bu talihsizlik gelen herkes Allahın verdiği tarifsiz birşey ile güçlü mü oluyor birdenbire?

S.S
_______________________________________________________

Kaç gündür düşünüyorum.
Çok mutluydum ben.
Tarifsiz birşey gibi geliyor? Hayat, hep öyle geçecek sanki?
Nerden bilebilirim ki?
Eğleniyorum. Etrafım insan kaynıyor.
Erkekler bana bayılıyor.
Yanım hiç boş kalmıyor. Bir gün bile tek kalmıyorum. Her an telefonum çalıyor.
Beni bir görsen; çok sıkılıyorum, bıkmışım bu ilgiden, uf puff derken bir yandan da çok hoşuma gidiyor!
Ortasını bulamıyorum.
O mu? Bu mu? Karar veremiyorum?

Çekirge gibiyim. Zıp zıp zıplıyorum etrafta. Tutabilen tutabilene...
Kimselere de tutturmuyorum kendimi.
Sebep:
ben eğlenmek istiyorum.
Onlar benimle ciddi takılmak istiyor. Niyetleri evlilik.
Zaman veriyorlar bana.
O zaman bu düşünce beni deli ediyor tabii.
Nee?
Acayip bunalım bir durum. Hiç hazır değilim.
Çocuğum.
Hiç bana göre değil valla, ben daha hayatımı yaşamak istiyorum.

Ciddiyet middiyet ne demek?
Gülünç geliyor. Başlarda rol yaptığımda oluyor sonrasında hemen kaçıyordum.
Giyim kuşam muhteşem...
Gece hayatı son sürrat devam ediyor, en gözde mekanlarda.

Bursa' da araya girdi.
Kardeşim orada okuyordu.
İlk seneler, haftasonları ve tatillerde Bursa ve Uludağ’a gidiyorduk.

Ay havalarda uçuyorum resmen. Oyun oynuyorum, dalga geçiyorum kimi zaman...
Bana göre; gayet masum oyunlar, sorun yok yani.

Annem her şeyin farkında tabii.
Süper zekasıyla bana hep kızıyor ve çok korkuyor.
İkiz kardeşimin de benden eksik kalır yanı pek yok ama odak noktası daha çok benim.
Herşeyin de farkındayım.

Tez canlıyız... Hep bir koşturmaca...
Ordan oraya.
İki dakika aynı yerde duramıyorum.
Hızı seviyoruz...
Çılgınız...
Acayip enerjik ikizleriz.

Okul bitirme çabasındaydım. Çaba diyorum çünkü ders çalışmak, dışarıda bu kadar eğlenceli bir yaşam varken sıkıcı geliyordu.

Eninde sonunda, babamın işini yapacaktım.
Babamla birlikte çalışacaktım.
Ticaret yapmak istiyordum. Tekstil işine girecektim.
Başkasının yanında çalışamazdım.
İsyankar bir tipim. Biri bana ters bir şey söylerse kıyamet kopartırım.

Yapamadığım şeyler için üzülmüyorum.
İstediğim her şeyi yapabileceğime inanıyorum.

Kazadan önce sevgilim vardı tabii. Sevgilimin olmadığı hiçbir an olmadı ki.
Sadece takılıyordum ama.
Sevgilim, kazadan sonra da bir buçuk sene yanımdaydı. Kimse yokken, o vardı hep yanımda.
Ayrılmamız gerektiği için ayrıldık!!!

Psikolojik destek almadım ama büyük ısrarlar sonucu bir kere denedik.
Psikoloğun bana bir soru sormasıyla ben hiç soluksuz iki saat konuştuğumu hatırlıyorum da, çok komikti yaa.
İçimi, dışımı döktüm...
Dedi ki: '”Valla benim senden öğrenmem gereken çok şey var”
Bana, söylenebilecek bütün güzel sözleri sarfetti.
Bir daha da istemedim. Gereksiz geldi.

Bence, ben çok güçlüyüm…
İyiyim işte.
Buna yakın bütün olumlu sözleri kendime yakıştırıyorum.
Hiç mütevazi olamayacağım üzgünüm 'benim gibisini bulmak zor mu zor' derim.

İnançlı, azimli, heyecanlı, hayat dolu, enerjik, aşk dolu...
Böylesine zor ve kötü günlerden sonra!!!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

EYLEM HAYATTIR

DENİZ KOKUSUNA İNAN, UMUT MAVİDİR...

BİR TANECİK ADAMIM