ISSIZ ADAM

Issız adam neymiş yaa?

Meraktan gittim. Hani herkes bir 'ıssız adam' dan bahsediyor?
Facebook'a her bakışımda 'ıssız adam' dan alıntı sözler ya da fragmanlarını, videolarını görmekten gına gelmişti.
Benim de bilgim olsun istedim.
Neymiş efendim bu film de herkes ağlıyormuş da, aman yanına mendil almadan gitme de.
Şudur, budur.
Tabii daha bir sürü ıvır zıvır.

İnsanlarda kendi dertleri tasalarını bırakıp ağlayacak yer aramaya çıkıyorlar yollara.
Biliyorsunuz işte.
Bir yerlerde ağlatacak hikayeler olsun da nasıl olursa olsun.

Gelgelelim ben bir arkadaşımla bu filme gittim.
Sinemaya gitmeden önce hangi filme gidiyorsun sorusuna karşılık olarak 'ıssız adam'
dediğimiz an elimize mendiller tutuşturuldu.
Ben ve arkadaşım mendiller elimizde film bittiğinde bile hala ağlayacak sahnenin gelmesini bekliyorduk.
Anlatmak istediğim filmin bittiğini ışıklar yandığında tam olarak anlayabildik.
Sinemadan ağlayarak çıkan insanlar vardı bir sür
Bin pişman olduk arkadaşım ve ben.
İyiki de yalnız gitmemiştim.
Napardım sonra?
En azından yanımda benim fikirlerimle eş değer birisiyle beraberdim.
Herkesin gidip ağladığını söylediği , insanların hayranlıkla anlattığı bu film de kendimden şüphe duymadım da değil.
Gururla söylüyorum beğenmedim değil beğenmedik.
Ve çok üzüldüm.
İnsanların ağladığı şeylerin bu kadar gereksiz şeyler olduğuna.
Film boyunca aşk denen bir kavramın olmamasına bunun dışında insanların bu filmdeki aşktan, yana yana bahsetmelerine.
Kadın olsun erkek olsun her iki cinsten de aynı tepkiler.
Hatta kimi zaman erkekler için daha can alıcı oluyordu filmdeki bazı sahneler.

Günlerden bir gün karşıma bir 'ıssız adam' çıkmaz mı?

“Aman Allah’ım” dedim. Buda neyin nesi?

Bu insan “ben ıssız adamım” demeye başladı ve bunu sık sık
tekrarlamaya devam etti. Sonra birde ne göreyim etraf ıssız adamlarla kaynıyor.

Belki de öncesinde de bu ıssız adamlardan çok vardı hatta ve hatta sağım solum bütün çevrem bunlarla kaynıyordu da ben bunu farketmemiştim.
Biraz geç olsa da film de anlatılmak istenenin bu olduğuna karar verdim.
Farkında olsam bile bunun adına “ıssız adam” koymamıştı kimse.

Otuzlu yaşlarda erkekler tam kendilerini bulma evrelerini tamamlamak için bir süreyi “ıssız adam” stratejisini kullanarak geçiriyor. Açıkçası büyük bir ikilem içersinde kayboluyorlar
(buda genellikle hatta kesin olarak kendine güvensiz olan erkeklerde görülüyor.)
Aynı zamanda böyle insanlar gayet zeki oluyorlar.
Zeki olmaları doğru kararları verebileceklerini göstermese de.

Hayatla ilgili belli başlı problemler karşısında gayet tabii bocalayabiliyorlar.
Onlar için çözülmesi gereken en zor problem ise AŞK!

Yorumlar

  1. Ya çok üzgünüm, ama ben de o salya sümük'lerden biriydim..:)
    Kendi hikayene benzetmeyle ilgili bişzey galiba. Ben çevremdekilerin özentiliğine dikkat edemeyecek kadar gerçek buldum hikayeyi. Yazınla beraber fark ettim. Doğru böyle yapmacık bir akım yaşadık. İğrençti.. Ama ben o rollerden biriydim izlerken. Ve çok güzel anlatmışlardı bizi ama yaaaaa.....

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

EYLEM HAYATTIR

DENİZ KOKUSUNA İNAN, UMUT MAVİDİR...

BİR TANECİK ADAMIM